Muhammed Yarız, Pusula Portföy Yönetimi A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanı olarak bilinen, aynı zamanda Birevim'de Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan iş insanı Celal Yarız'ın oğlu ve 28 yaşında Elazığlı bir isimdir. Gündeme gelmesinin nedeni, yönettiği fonların kısa sürede büyük değer kaybedip temerrüde düşmesi ve ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı fon soruşturmasıdır. Soruşturma, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ile koordineli yürütülmekte ve şüpheli işlemler incelenmektedir. Bu içerik, 24 Eylül 2026 tarihli haber kaynaklarına dayanmaktadır; soruşturma sürdüğü için tablo hızla değişebilir.
Eylül 2026 başında Yarız'ın yönettiği fonların 10 gün içinde yaklaşık %85 değer kaybederek temerrüde düştüğü belirtildi. Bu gelişme üzerine Marmaris'ten tekneyle Yunanistan'a kaçtığı iddia edildi; kendisi iddiaları reddederek "Tatildeyim, döneceğim" açıklamasını yaptı. Ancak Bodrum'da gözaltına alındı ve 14 Eylül'de tutuklandı; tüm mal varlığına tedbir konuldu. Bu bilgiler İleri Gazetesi ve Cumhuriyet'in haberlerine dayanmaktadır.
Yarız'a 2 Eylül'de yurt dışı çıkış yasağı konulmuştu; buna rağmen Marmaris'ten süper yatıyla Yunanistan karasularına açıldığı ve teslim olduğu belirtildi. 14 Eylül'de tutuklanmasının ardından 15 Eylül 2026'da tutuklandığı yönünde haberler de yer aldı; kaynaklar arasında tarih farkı bulunmaktadır. Kesin olan, soruşturma kapsamında gözaltına alınıp tutuklandığı ve mal varlığına tedbir uygulandığıdır. Bu aşamada süreç henüz başlangıçtaydı ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
17 Eylül 2026'da Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 7 portföy şirketinin 131 fonunu alım-satıma kapatıp tasfiye sürecini başlattı. Bu karar, fon yatırımcılarının mağduriyetini önlemeye yönelik bir idari adım olarak öne çıktı. Fonların kapatılması, soruşturmanın finansal boyutunun ne kadar geniş olduğunu gösterdi. SPK'nın bu müdahalesi, düzenleyici kurumun piyasa güvenliği için attığı en somut adımlardan biriydi.
18 Eylül'de 4 şüpheli tutuklu, 51 kişiye adli kontrol kararı verildiği açıklandı. İlerleyen işlemlerle tutuklu sayısı 26'ya yükseldi. Bu genişleyen tablo, soruşturmanın yalnızca Yarız'la sınırlı kalmadığını, fon yapısı içindeki birçok kişiyi kapsadığını gösteriyor. NTV ve Milliyet'in aktardığı bu sayılar, sürecin ciddiyetini ortaya koymaktadır.
24 Eylül 2026'da Yarız ile Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen'e ait iki özel jete (TC-YRZ Bombardier BD-700-1A11 ve TC-TRA Learjet 60) ve Serdar Turhan'a ait "LORETA" isimli lüks yata el konuldu. Bu varlıkların toplam değerinin yaklaşık 1,8 milyar TL olduğu bildirildi. El koyma kararı, soruşturmanın finansal ayağının ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Aydınlık ve Milliyet'in haberlerine göre bu varlıklar müsadere sürecine dahil edildi.
MASAK raporuna göre Yarız adına kayıtlı 200-220 milyon TL değerindeki 5 aracın (McLaren 750S, Rolls-Royce Cullinan, Mercedes-Maybach S 580, Bentley Continental GT Speed, Audi Q8) 7-8 Eylül'de 4 kişiye devredildiği tespit edildi. Karşılığında hesabına yalnızca 26.280 TL geçtiği belirlendi; bu tutar, araçların gerçek değeriyle kıyaslandığında dikkat çekici bir fark oluşturuyor. Araçlara el konuldu, ancak biri (Audi Q8) hâlâ aranıyor. DHA ve Takvim'in haberleri, bu devirlerin soruşturma kapsamında incelendiğini ortaya koyuyor.
Fon hesaplarındaki 387 milyon 461 bin TL donduruldu; Yarız'a ait 105 milyon TL ile TERA Portföy üzerinden transfer edilmek istenen 257 milyon TL'ye el konuldu. Nakit tedbirlerinin toplamı yaklaşık 750 milyon TL'ye ulaştı. Hürriyet ve Sözcü'nün aktardığı bu rakamlar, soruşturmanın nakit ayağının da ciddi boyutta olduğunu gösteriyor. Bu dondurma kararları, yatırımcıların fonlardaki paralarının akıbeti açısından kritik önem taşıyor.
El konulan ve dondurulan varlıkların toplam büyüklüğünün yaklaşık 2,68–2,81 milyar TL olduğu tahmin ediliyor. Bu rakam, jetler, yat, lüks araçlar ve nakit varlıkların toplamından oluşuyor. Takvim'in haberine göre toplam servet 2,8 milyar TL'ye yaklaşmış durumda. Bu büyüklük, soruşturmanın Türkiye'deki fon piyasası açısından ne kadar geniş çaplı olduğunu ortaya koyuyor.
Pusula Finans Holding Başkanı Serdar Turhan 24 Ağustos'ta İsviçre'deki Edmond de Rothschild Bankası'na 1 milyar 198 milyon TL, Yarız ise 1 Eylül'de aynı bankaya 2 milyar 889 milyon TL gönderdi. Bu transferler, soruşturmanın yurt dışı ayağını oluşturuyor ve MASAK tarafından inceleniyor. Sözcü'nün haberine göre bu işlemler, fonların nasıl yurt dışına aktarıldığına dair önemli ipuçları sunuyor. Transferlerin zamanlaması, fonların çöküşünden hemen önce gerçekleşmiş olmasıyla dikkat çekiyor.
26 Şubat 2025 tarihli bir müzekkereyle SPK'dan Yarız hakkındaki iddiaların ivedilikle araştırılması istenmişti. Takvim'in haberine göre bu yazı, soruşturmanın aslında 2025'te başlatılmak istendiğini ancak sürecin 2026'da derinleştiğini gösteriyor. Bu belge, yetkililerin konuyu erken dönemde fark ettiğine işaret ediyor. Soruşturmanın bu kadar genişlemesi, erken uyarı sinyallerinin dikkate alınmadığı yönünde tartışmalara yol açtı.
Başsavcılık, 19 Ağustos'ta SPK'ya yazdığı yazıda bazı hisselerde 100 kata varan anormal fiyat artışlarına ve piyasa dolandırıcılığı iddialarına işaret etti. Bu yazı, fonların çöküşünden önceki en kritik uyarı belgesi olarak öne çıkıyor. Sözcü'nün haberine göre bu tespit, soruşturmanın temel dayanaklarından birini oluşturuyor. Anormal fiyat artışları, fon yatırımcılarının nasıl zarara uğratıldığını göstermesi açısından önem taşıyor.
Yarız'a 2021'de VAKFN pay piyasası incelemesinde 6 ay işlem yasağı uygulanmıştı. Aralık 2024'te ise Çan2 Termik (CANTE) işlemleri nedeniyle 1.942.792,36 TL idari para cezası verildi. Politika Gündemi'nin aktardığı bu geçmiş yaptırımlar, Yarız'ın daha önce de SPK ile sorunlar yaşadığını gösteriyor. Bu geçmiş, mevcut soruşturmanın ilk vaka olmadığını ortaya koyuyor.
Fonları alım-satıma kapatılan yatırımcılar için süreç, tasfiye aşamasına girdi ve paralarının ne kadarını geri alabilecekleri belirsizliğini koruyor. SPK'nın tasfiye kararı, yatırımcı mağduriyetini sınırlamaya yönelik bir adım olsa da sürecin ne kadar süreceği ve ne kadar geri ödeme yapılacağı henüz netleşmiş değil. Bu tür durumlarda yatırımcıların resmi kurumların (SPK, MASAK) açıklamalarını takip etmesi ve hukuki danışmanlık alması önerilir. Soruşturmanın selameti açısından kesin bir sonuç beklentisi oluşturmak doğru olmaz.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma, MASAK ile koordineli olarak ilerliyor ve şüpheli işlemler incelenmeye devam ediyor. Tutuklu sayısının 26'ya ulaşması, soruşturmanın genişleyebileceğini ve yeni gözaltıların olabileceğini gösteriyor. El konulan varlıkların müsadere süreci, mahkeme aşamasında netleşecek. Bu süreçte kamuoyuna yansıyan bilgiler, iddialar ve tutuklama kararlarıyla sınırlı; kesin hüküm henüz verilmedi.
Soruşturma, Pusula Portföy Yönetimi A.Ş. ve Tera Yatırım Holding'i birlikte kapsıyor. Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen'e ait özel jete el konulması, bu iki yapı arasındaki ilişkinin soruşturma odağında olduğunu gösteriyor. Ayrıca Pusula Finans Holding Başkanı Serdar Turhan'ın yatına el konulması, soruşturmanın farklı şirketlere uzandığını ortaya koyuyor. Bu bağlantılar, fon yapısının tek bir kişiden ibaret olmadığını, bir ağ şeklinde işlediğini düşündürüyor.
Kamuoyunda en çok tartışılan sorular, fonların nasıl bu kadar hızlı çöktüğü ve yatırımcıların paralarının akıbetinin ne olacağı. Yarız'ın kaçış iddiaları ve tutuklanma süreci, olayın haber değerini artırdı. Ancak soruşturmanın selameti açısından bazı detaylar henüz netleşmiş değil; örneğin el konulan varlıkların toplam değeri konusunda kaynaklar arasında farklılıklar bulunuyor. Bu belirsizlikler, sürecin henüz tamamlanmadığını ve yeni gelişmelerin olabileceğini gösteriyor.
SPK'nın 131 fonu kapatma kararı ve MASAK'ın incelemeleri, düzenleyici kurumların piyasa güvenliği için devreye girdiğini gösteriyor. Bu tür müdahaleler, yatırımcıların korunması açısından kritik önem taşıyor. Ancak soruşturmanın genişliği, denetim mekanizmalarının yeterliliği konusunda tartışmalara yol açtı. Düzenleyici kurumların bundan sonraki adımları, benzer olayların önlenmesi açısından belirleyici olacak.
24 Eylül 2026 itibarıyla soruşturmada el konulan varlıkların toplamı 2,68–2,81 milyar TL'ye ulaşmış durumda ve tutuklu sayısı 26. Yurt dışına yapılan para transferleri ve lüks araç devirleri, soruşturmanın finansal ayağının ne kadar karmaşık olduğunu gösteriyor. Yatırımcılar için süreç henüz tamamlanmadı; tasfiye ve müsadere aşamaları devam ediyor. Bu tablo, 24 Eylül 2026 tarihli haber kaynaklarına dayanıyor ve soruşturma ilerledikçe değişebilir.
Bu içerikteki bilgiler; İleri Gazetesi, Cumhuriyet, NTV, Milliyet, Aydınlık, DHA, Takvim, Hürriyet, Sözcü, Yeniçağ Gazetesi ve Politika Gündemi'nin 24 Eylül 2026 tarihli haberlerine dayanmaktadır. Soruşturma sürdüğü için bazı rakamlar ve tarihler arasında farklılıklar bulunabilir; örneğin tutuklama tarihi konusunda 14 Eylül ve 15 Eylül 2026 şeklinde iki farklı bilgi yer alıyor. Kesin ve güncel bilgi için resmi kurumların (SPK, MASAK, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı) açıklamalarını takip etmek en doğrusu olacaktır. Bu metin, yatırım tavsiyesi veya hukuki görüş içermez.