İki fotoğraftaki gerçek kişileri öpüşürken gösterecek bir video üretmek, yapay zekâ araçlarının çoğunda reddedilen bir istektir. Bunun nedeni teknik bir yetersizlik değil, kişilerin rızası olmadan mahrem görüntü oluşturulmasının etik ve hukuki sorunlar doğurmasıdır. Bu tür içerikler, gerçek insanların yüzleri kullanılarak sahte mahrem sahneler üretilmesi anlamına gelir.
Bir kişinin yüzü, onu tanımlayan ve kişisel veri sayılan en temel unsurlardan biridir. O yüzü kullanarak o kişinin hiç yapmadığı bir mahrem hareketi canlandırmak, gerçeği yansıtmayan bir görüntü üretir. Bu görüntü yayıldığında kişinin itibarı, ilişkileri ve güvenliği üzerinde öngörülemeyen sonuçlar doğurabilir.
Rıza, bir kişinin kendi görüntüsünün hangi amaçla kullanılacağını bilerek ve isteyerek onay vermesi anlamına gelir. Öpüşme gibi mahrem bir sahne söz konusu olduğunda bu onayın alınması hem etik hem de hukuki açıdan gereklidir. Elde fotoğraf bulunması, o fotoğraftaki kişilerin her türlü görüntüde kullanılmasına izin verildiği anlamına gelmez.
Gerçek kişilere benzemeyen, tamamen hayali iki karakterin romantik bir sahnesini üretmek mümkündür. Bu yaklaşımda yüzler belirli bir kişiye ait olmadığı için rıza sorunu ortaya çıkmaz. Kurgusal karakterlerin kullanıldığı sahneler, gerçek insanların görüntülerini kullanmadan benzer bir anlatım ihtiyacını karşılayabilir.
Bir video üretimi istenirken kaç saniye olacağının belirtilmesi gerekir; çünkü süre, sahnenin nasıl kurgulanacağını doğrudan etkiler. Kısa bir video tek bir ana odaklanırken, daha uzun bir video birden fazla hareket veya geçiş içerebilir. Süre belirtilmediğinde üretim aracı varsayılan bir değer seçer ve sonuç beklenenden farklı olabilir.
Mevcut fotoğrafları koruyarak yapılabilecek düzenlemeler de vardır; arka planı değiştirmek, ışık ve renk düzeltmesi yapmak ya da karakalem ve sulu boya gibi stil dönüşümleri uygulamak bunlara örnek verilebilir. Bu işlemler kişilerin yüzünü başka bir sahneye taşımaz, yalnızca var olan kareyi estetik olarak dönüştürür. Bu tür çıktılar video değil, yine görsel dosyası olarak elde edilir.
Bir fotoğraftaki kişiyi kendi başına, nötr bir hareketle göstermek de mümkündür; gülümseme veya başını çevirme gibi basit hareketler buna örnek verilebilir. Bu yaklaşımda kişi başka biriyle etkileşime sokulmadığı için mahremiyet sorunu doğmaz. Yine de üretilen içeriğin kişinin kendi rızasıyla yapıldığından emin olunması gerekir.
Kurgusal sahne, hayali karakterlerle romantik bir anlatım sunar ve rıza sorununu tamamen ortadan kaldırır. Saygılı düzenleme, mevcut fotoğrafın görünümünü değiştirir ama yeni bir sahne yaratmaz; video değil görsel üretir. Tek kişilik sahne ise gerçek kişiyi korur ama onu yalnızca nötr hareketlerle gösterir, etkileşim içermez.
Bir üretim talebinde bulunulduğunda hangi seçeneğin istendiğinin açıkça belirtilmesi gerekir; çünkü üç seçenek birbirinden farklı çıktılar üretir. Video isteniyorsa sürenin de eklenmesi gerekir, aksi halde araç varsayılan bir değer uygular. Bu iki bilgi olmadan istek belirsiz kalır ve istenen sonuç elde edilemez.
Yapay zekâ görüntü ve video araçları, eğitildikleri verilerden hareketle yeni kareler üretir; bu nedenle üretebilecekleri içerik belirli kurallarla sınırlandırılır. Gerçek kişilerin yüzlerini mahrem sahnelerde kullanmak bu sınırların dışında kalır. Araçların bu tür istekleri reddetmesi, kötüye kullanımı engellemeye yönelik bir tasarım tercihidir.
Sahte mahrem görüntü, bir kişinin gerçekte yapmadığı bir mahrem hareketi yapıyormuş gibi gösteren dijital içeriktir. Bu tür içerikler yüz tanıma ve görüntü sentezleme teknikleriyle üretilebilir. Ortaya çıkan sonuç gerçek bir olayı yansıtmadığı halde gerçekmiş gibi algılanabilir.
Yapay zekâ üretiminde etik ilkeler, kişilerin onurunu ve özerkliğini korumayı amaçlar. Bir kişinin görüntüsü üzerinde onun izni olmadan tasarruf etmek, bu ilkelerle çelişir. Etik kurallar yalnızca yasak koymak için değil, üretimin hangi sınırlar içinde yapılabileceğini göstermek için vardır.
Bir kişinin görüntüsünün izinsiz kullanımı birçok ülkede kişilik hakları ve kişisel verilerin korunması kapsamında değerlendirilir. Mahrem içerik söz konusu olduğunda sorun daha da ağırlaşır. Bu nedenle üretim yapmadan önce ilgili mevzuatın incelenmesi ve gerekli izinlerin alınması gerekir.
Amerikalı yönetmen Tatia Pilieva'nın birbirini tanımayan 20 kişiyi öpüştürdüğü "First Kiss" videosu dünyada 100 milyondan fazla izlendi. Projenin Türkiye versiyonu Melis Özdil yönetiminde çekildi ve İstanbul'da 12 kişi (6 çift) yer aldı; tek kural, eşleştirilen çiftlerin birbirini daha önce hiç görmemiş olmasıydı. Çekimler toplam dört gün sürdü; "yapamayacağım" diyenler ve sonradan vazgeçenler oldu (haberturk.com, onedio.com).
Türkiye versiyonunda lezbiyen, gey, biseksüel ve heteroseksüel çiftlerin yer aldığı, yönelimin önceden belirtilmesi halinde eşleştirmenin ona göre yapıldığı belirtildi (haberturk.com). Bu yaklaşım, katılımcıların kendi tercihleri doğrultusunda eşleştirilmesini amaçlıyordu. Dailymotion'daki tanıtımda İstanbul çekiminin 31 Ağustos'ta bir günde yapılmasının planlandığı, videonun 1 Aralık'ta yayınlanacağı ifade edildi.
Sosyal deneyde kişiler fiziksel olarak orada bulunuyor, ne yapacaklarını biliyor ve istedikleri anda vazgeçebiliyordu. Yapay zekâ ile üretilen bir videoda ise kişiler sürece hiç dahil olmaz; görüntüleri onlar adına kullanılır. Bu nedenle iki durumun rıza açısından hiçbir benzerliği yoktur.
Karaköy'deki tezgahıyla "Yakışıklı mısırcı" olarak tanınan Alper Temel, tezgahına gelen bir Rus kadının fotoğraf çekimi sırasındaki yanağından öpme hamlesini "No, no, no" diyerek geri çevirdi. O anlar çevredekilerce kaydedildi ve video kısa sürede binlerce beğeni ve yorum aldı (halktv.com.tr). Bu olay, bir kişinin kendi bedeni üzerinde söz sahibi olma hakkını gösteren güncel bir örnektir.
İzinsiz üretilen bir görüntü yayıldığında kişinin itibarı zedelenebilir, ilişkileri etkilenebilir ve psikolojik olarak zarar görebilir. Bu tür içerikler çoğu zaman internetten tamamen silinemez ve yıllar sonra yeniden ortaya çıkabilir. Bu nedenle üretim aşamasında dikkatli olmak, sonradan telafi etmekten daha kolaydır.
Gerçek bir kişiyi mahrem bir sahnede göstermek yerine, hayali karakterlerle çalışmak veya mevcut fotoğrafı stil dönüşümüyle yeniden yorumlamak mümkündür. Bu yollar, anlatılmak istenen duyguyu veya sahneyi gerçek kişilerin haklarını ihlal etmeden ifade eder. Yapay zekâ araçları bu tür istekleri genellikle destekler.
Bir yapay zekâ aracından video veya görsel üretmesini isterken hangi seçeneğin istendiği, süre ve içeriğin kurgusal mı gerçek kişilerle mi olacağı açıkça belirtilmelidir. Bu bilgiler verildiğinde araç isteği doğru şekilde yerine getirebilir veya sınırları net biçimde açıklayabilir. Belirsiz bir istek, hem zaman kaybına hem de istenmeyen sonuçlara yol açar.