"Used to" yapısı, geçmişte düzenli olarak yapılan ancak artık yapılmayan alışkanlıkları ve durumları anlatmak için kullanılır. Bu yapı, Türkçeye genellikle "eskiden yapardım" ya da "-ardı/-irdi" biçiminde çevrilir. Konuşma ve yazı dilinde çocukluk anılarını anlatırken sıkça başvurulan bir kalıptır. Geçmişte sürekli tekrarlanan eylemler ile artık geçerliliğini yitirmiş durumları ifade etmek için idealdir.
"Used to" yapısının olumlu hâli, özne ile "used to" ifadesinin ardından fiilin yalın hâlinin getirilmesiyle kurulur. Örneğin "I used to play basketball when I was young" cümlesi "Gençken basketbol oynardım" anlamına gelir. Burada fiilin yalın hâlde kullanılması, yapının en belirgin özelliğidir. Özne değişse bile "used to" ifadesi aynı kalır ve fiil her zaman yalın hâlde gelir.
Olumsuz cümlelerde "used to" yapısı "didn't use to" şeklinde kullanılır ve ardından fiilin yalın hâli gelir. "I didn't use to like vegetables" cümlesi "Eskiden sebze sevmezdim" anlamını taşır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, olumsuz yapıda "used" kelimesinin sonundaki "-d" harfinin düşmesidir. Yardımcı fiil "didn't" zaten geçmiş zamanı belirttiği için "use" yalın hâlde yazılır.
Soru cümlelerinde "Did" yardımcı fiili öznenin önüne getirilir ve ardından "use to" ile fiilin yalın hâli eklenir. "Did you use to play an instrument?" sorusu "Eskiden bir enstrüman çalar mıydın?" anlamına gelir. Olumsuz yapıda olduğu gibi soru yapısında da "used" değil "use" yazılır. Bu kural, yapının geçmiş zamanı "did" üzerinden taşımasından kaynaklanır.
Türkçede "used to" yapısının karşılığı, geniş zaman eki "-ar/-ir" ile geçmiş zaman eki "-dı"nın birleşmesiyle kurulur. "Çok kitap okurdum ama artık okuyamıyorum" cümlesi bu yapıya örnek olarak gösterilebilir. Olumsuz biçimi "-mazdı" ekiyle oluşturulur; "Kırmazdım" bunun tipik bir örneğidir. Soru biçimi ise "-ar mıydı?" kalıbıyla ifade edilir; "Kırar mıydım?" buna örnek olarak verilebilir.
Anı anlatırken kullanılan zaman ifadeleri, metne net bir zaman çerçevesi kazandırır. "When I was a child" (çocukken), "when I was at high school" (lisede iken), "in the past" (geçmişte), "last year" (geçen yıl) ve "two years ago" (iki yıl önce) bu ifadeler arasında yer alır. Bu tür kalıplar, "used to" yapısıyla birlikte kullanıldığında anlatılan alışkanlığın hangi döneme ait olduğunu okuyucuya açıkça bildirir. Zaman ifadesinin cümle başında kullanılması, anının bağlamını güçlendirir.
Bir çocukluk anısı, "used to" yapısıyla şöyle kurgulanabilir: "When I was a child, I used to spend my summers at my grandmother's house in the village." Bu cümle, çocukluk döneminde yazların köyde geçirildiğini ve bu alışkanlığın artık sürmediğini anlatır. Türkçesi "Çocukken yazlarımı köydeki büyükannemin evinde geçirirdim" şeklindedir. Anı anlatımında mekân ve dönem bilgisinin ilk cümlede verilmesi, sonraki ayrıntılar için zemin hazırlar.
Anının devamında sabah rutinleri, "used to" yapısıyla art arda sıralanabilir. "Every morning, I used to wake up early and run to the garden to pick fresh tomatoes" cümlesi, her sabah erken kalkıp taze domates toplamak için bahçeye koşma alışkanlığını anlatır. Türkçesi "Her sabah erken kalkar ve taze domates toplamak için bahçeye koşardım" biçimindedir. Bu tür cümleler, geçmişte düzenli tekrarlanan eylemleri ifade etmek için uygundur.
Aile büyüklerinin hazırladığı yemekler de "used to" yapısıyla anlatılabilir. "My grandmother used to make breakfast for us, and we used to eat together under the old walnut tree" cümlesi, büyükannenin kahvaltı hazırlama alışkanlığını ve ailenin eski ceviz ağacının altında birlikte yemek yemesini ifade eder. Türkçesi "Büyükannem bize kahvaltı hazırlardı ve eski ceviz ağacının altında birlikte yerdik" şeklindedir. İki ayrı alışkanlığın "and" ile birleştirilmesi, anlatıya akıcılık kazandırır.
Öğleden sonraki oyunlar, çocukluk anılarının sık rastlanan bir parçasıdır. "In the afternoons, my cousins and I used to play football in the street until it got dark" cümlesi, kuzenlerle sokakta hava kararıncaya kadar futbol oynama alışkanlığını dile getirir. Türkçesi "Öğleden sonraları kuzenlerimle sokakta hava kararıncaya kadar futbol oynardık" biçimindedir. "Until it got dark" ifadesi, eylemin ne zamana kadar sürdüğünü belirterek anıya sınır koyar.
Anı içinde duygu değişimleri, olumlu ve olumsuz "used to" yapıları bir arada kullanılarak gösterilebilir. "I didn't use to like the village at first, but later I loved it" cümlesi, başlangıçta köyün sevilmediğini ancak sonradan sevildiğini anlatır. Türkçesi "Başta köyü sevmezdim ama sonra çok sevdim" şeklindedir. Bu karşıtlık, anıya bir gelişim ve değişim boyutu ekler.
Bir çocukluk anısı, duygusal bir değerlendirmeyle sonlandırılabilir. "Those days were simple, but they were the happiest days of my life" cümlesi, o günlerin sade ama hayatın en mutlu günleri olduğunu ifade eder. Türkçesi "O günler sadeydi ama hayatımın en mutlu günleriydi" biçimindedir. Bu tür bir kapanış, anlatılan alışkanlıkların yazar için taşıdığı anlamı okuyucuya aktarır.
"Used to" yapısının temel işlevi, geçmişte süren bir alışkanlığın artık devam etmediğini sezdirmektir. Bu nedenle yapı, şimdiki zamanda geçerli olmayan durumlar için tercih edilir. Örneğin babasının eskiden sigara içtiğini ama şimdi içmediğini anlatan bir cümle, bu işlevi açıkça gösterir. Türkçesi "Babam eskiden sigara içerdi, ama şimdi içmiyor" şeklindedir. Bu karşıtlık, yapının zaman içindeki değişimi nasıl yansıttığını ortaya koyar.
İngilizcede geçmişteki alışkanlıkları anlatmak için "would" da kullanılabilir; ancak iki yapı birebir aynı değildir. "Used to", geçmişteki durumları ve alışkanlıkları anlatırken kullanılırken "would" yalnızca tekrarlanan eylemler için uygundur. Bu ayrım, özellikle yazılı anlatımda doğru yapıyı seçmek açısından önemlidir. Konuşma dilinde ikisi de geçmiş alışkanlıkları ifade etmek için duyulabilir.
"Used to" yapısında en sık karşılaşılan hata, olumsuz ve soru cümlelerinde "used" yazmaktır. Doğru kullanım "didn't use to" ve "Did you use to...?" biçimindedir. Bir diğer hata, "used to"dan sonra fiilin çekimli hâlinin getirilmesidir; oysa fiil her zaman yalın hâlde olmalıdır. Bu kurallara dikkat edilmesi, cümlenin dilbilgisel olarak doğru kurulmasını sağlar.
Bir anı metninde zaman çerçevesi, okuyucunun olayları zihninde canlandırmasına yardımcı olur. "When I was a child" gibi bir ifadeyle başlayan metin, "in the afternoons" ve "every morning" gibi zaman belirteçleriyle sürdürülebilir. Bu ifadeler, eylemlerin hangi sıklıkta ve hangi dönemde gerçekleştiğini netleştirir. Zaman belirteçlerinin "used to" yapısıyla uyumlu kullanılması, anlatının tutarlılığını artırır.
"Used to" yapısını Türkçeye çevirirken geniş zamanın geçmişi olan "-rdı/-rdi" ekleri kullanılır. "I used to wake up early" cümlesi "Erken kalkardım" şeklinde çevrilir. Olumsuz cümlelerde "-mazdı/-mezdi" eki devreye girer; "Sevmezdim" buna örnektir. Bu eklerin doğru seçilmesi, İngilizce cümlenin zaman ve kip değerinin Türkçede korunmasını sağlar.
Anı anlatımında olayların sıralanması, "and" ve "but" gibi bağlaçlarla desteklenebilir. "My grandmother used to make breakfast, and we used to eat together" cümlesinde "and" iki alışkanlığı birbirine bağlar. "I didn't use to like the village at first, but later I loved it" cümlesinde ise "but" karşıtlık kurar. Bu bağlaçların yerinde kullanılması, anlatıyı düz bir liste olmaktan çıkarıp akıcı bir metne dönüştürür.
Kendi çocukluk anınızı "used to" yapısıyla yazmak için önce dönemi ve mekânı belirleyen bir giriş cümlesi kurun. Ardından her sabah, öğleden sonra gibi zaman belirteçleriyle düzenli tekrarlanan iki ya da üç alışkanlığı sıralayın. Duygu değişimini göstermek isterseniz olumlu ve olumsuz yapıları bir arada kullanın. Metni, o dönemin sizin için ne ifade ettiğini belirten kısa bir değerlendirme cümlesiyle bitirin. Bu adımlar, dilbilgisel olarak doğru ve akıcı bir anı metni oluşturmanıza yardımcı olur.
"Used to" yapısı, geçmişte düzenli olarak yapılan ancak artık yapılmayan alışkanlıkları ve durumları anlatmak için kullanılan temel bir İngilizce kalıptır. Olumlu hâli "used to + fiil", olumsuz hâli "didn't use to + fiil", soru hâli ise "Did + özne + use to + fiil" biçimindedir. Türkçede bu anlam, geniş zamanın geçmişi olan "-rdı/-rdi" ekleriyle karşılanır. Çocukluk anıları, geçmiş alışkanlıklar ve değişen durumlar bu yapıyla etkili biçimde ifade edilebilir.