Bir kişinin fotoğrafını iç çamaşırı ekleyerek yeniden düzenlemek, görüntüyü cinselleştiren bir müdahale niteliği taşır. Bu tür bir istek, teknik olarak yapılabilir görünse de kişinin rızası olmadan üretilen bir görüntü ortaya çıkarır. Bu nedenle yapay zekâ araçları bu tür talepleri genellikle reddeder; reddin gerekçesi teknik yetersizlik değil, kişilik hakkına saygıdır. Bu içerikte, izinsiz görsel düzenlemenin hukuki çerçevesi ve sınırları ele alınmaktadır.
Kişilik hakkı, bir kişinin görüntüsü üzerinde söz sahibi olmasını sağlayan temel bir haktır. Türk Medeni Kanunu'nun 23 ve 24. maddeleri bu korumanın dayanağını oluşturur ve kişilik hakkına yapılan her saldırıyı kural olarak hukuka aykırı sayar. Dergipark kaynağına göre bu saldırıyı hukuka uygun hâle getiren durumlar; kişinin rızası, üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanuni bir yetkidir. Fotoğrafın üzerinde oynanması da bu korumanın kapsamına girer.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca bir kişinin fotoğrafı, rızası olmadan yayımlanamaz, paylaşılamaz veya reklamda kullanılamaz. Sezgen Hukuk kaynağına göre fotoğraf eser niteliği taşımasa bile kişinin izni olmadan kamuya sunulamaz. Bu kural, fotoğrafın çekilmesinden çok kullanım biçimini düzenler; dolayısıyla asıl sorun elde edilen görüntünün nasıl işlendiğidir.
İzin sözleşmeyle verilebilir ve Dergipark kaynağına göre poz verme hâlinde dahi rızanın varlığı kabul edilebilir. Ancak önemli olan, iznin kapsamının aşılmamasıdır; fotoğrafın kişiyi rencide edecek biçimde ve veriliş amacı dışında kullanılması hukuka aykırıdır. Örneğin bir etkinlik için verilen izin, o görüntünün iç çamaşırı eklenerek değiştirilmesini kapsamaz. İznin sınırı, kullanımın amacı ve niteliğiyle birlikte değerlendirilir.
FSEK m. 86/II uyarınca siyasi veya sosyal hayatta rol oynayan kişilerin resimleri, resmî tören ve günlük olaylara ilişkin görüntüler ile haber niteliğindeki kullanımlar için izin gerekmez. Dergipark kaynağına göre bu istisna, TMK m. 24'teki korumayı ortadan kaldırmaz. Haber verme amacını aşan kullanım kişilik hakkını ihlal eder. Yani istisna, yalnızca haber niteliği taşıyan sınırlı kullanımlar için geçerlidir.
Bir televizyon programcısının restoranda çekilen fotoğrafları, restoranın reklam ve internet sayfasında kullanılmıştı. Dergipark kaynağında aktarılan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararına göre (E. 2021/4548, K. 2022/8554) bu kullanım haber değil reklam amaçlı olduğu için FSEK 86/II istisnasına girmez. Kararda kişilik hakkının ihlal edildiği belirtilmiştir. Bu örnek, bağlamın ve amacın hukuki değerlendirmeyi nasıl değiştirdiğini gösterir.
Dergipark kaynağına göre koruma; TMK m. 23-24, Türk Borçlar Kanunu m. 49 ve devamı ile m. 58, FSEK m. 86 ve Türk Ceza Kanunu m. 134 ile 139-140 hükümlerine dayanır. Bu hükümler, kişilik hakkına saldırıda tazminat ve ceza sorumluluğu gibi farklı sonuçlar öngörür. Uygulanacak hüküm, olayın niteliğine ve zararın türüne göre değişir. Birden fazla hukuki yolun aynı olayda gündeme gelebileceği unutulmamalıdır.
Dergipark kaynağına göre FSEK m. 66-70 kapsamında tecavüzün ref'i, düzeltme, rayiç bedelin en fazla üç katı, maddi ve manevi tazminat ile elde edilen kârın iadesi talep edilebilir. Bu talepler, fotoğrafın eser niteliği taşıdığı durumlarda gündeme gelir. Eser niteliği taşımayan fotoğraflarda ise koruma daha çok kişilik hakkı üzerinden işler. Hangi talebin uygun olduğu, fotoğrafın niteliğine göre belirlenir.
Arama sonuçlarında, yapay zekâ ile üretilen veya uyarlanan görüntülere ilişkin TCK 136 ve bir Yargıtay kararına değinen içerik yer almaktadır; ancak bu içeriğin tam metnine ulaşılamamıştır. Bu nedenle söz konusu hüküm ve karar hakkında ayrıntılı bilgi vermek mümkün değildir. Yapay zekâ ile bir kişinin görüntüsünün değiştirilmesi, kişilik hakkı değerlendirmesinde ayrı bir tartışma başlığı olarak durmaktadır. Konuya ilişkin güncel ve ayrıntılı bilgi için tam metinlere başvurulması gerekir.
Bir fotoğrafın arka planını değiştirmek ya da ışığını düzeltmek ile kişinin bedenine giysi eklemek farklı nitelikte müdahalelerdir. İlki genellikle estetik bir düzenleme olarak kalırken, ikincisi kişinin bedenine ve cinsel kimliğine dair bir anlam üretir. Bu nedenle değerlendirme, müdahalenin kişiyi nasıl temsil ettiğine odaklanır. Aynı araçla yapılan iki işlem, etkisi bakımından aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Kişinin rızası, fotoğraf üzerindeki müdahaleyi hukuka uygun hâle getiren en temel unsurdur. Dergipark kaynağına göre rıza sözleşmeyle verilebilir ve poz verme hâlinde dahi kabul edilebilir. Ancak rızanın hangi kullanımı kapsadığı açık olmalıdır; belirsiz bir izin, her türlü düzenlemeye kapı açmaz. İznin kapsamı aşıldığında, ilk başta hukuka uygun görünen işlem de hukuka aykırı hâle gelir.
Bir görüntünün haber amacıyla mı yoksa reklam amacıyla mı kullanıldığı, hukuki değerlendirmenin merkezinde yer alır. Dergipark kaynağındaki restoran örneğinde olduğu gibi, ticari bir sayfada yayımlanan fotoğraf haber istisnasına girmez. Haber niteliği taşıyan kullanımlar izin gerektirmezken, tanıtım ve pazarlama amacı taşıyan kullanımlar izne bağlıdır. Bu ayrım, fotoğrafın nerede ve hangi amaçla yayımlandığına bakılarak yapılır.
İhlalin niteliğine göre maddi ve manevi tazminat, elde edilen kârın iadesi veya rayiç bedelin en fazla üç katı gibi talepler gündeme gelebilir. Dergipark kaynağına göre bu sonuçlar FSEK m. 66-70 kapsamında ve TBK m. 58 çerçevesinde değerlendirilir. Ayrıca TCK m. 134 gibi hükümler ceza sorumluluğunu gündeme getirebilir. Hangi sonucun doğacağı, olayın koşullarına ve mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.
Bir fotoğrafı sosyal medyada paylaşmak da FSEK m. 86 kapsamında kişinin iznini gerektirir. Sezgen Hukuk kaynağına göre fotoğrafın eser niteliği taşıması gerekmez; izinsiz kamuya sunum tek başına sorun yaratır. Üstelik paylaşım, görüntünün kopyalanmasını ve yeniden düzenlenmesini kolaylaştırır. Bu nedenle paylaşım öncesi izin alınması, sonradan doğabilecek uyuşmazlıkları önlemenin en basit yoludur.
Bir yapay zekâ aracının böyle bir talebi reddetmesi, çoğu zaman teknik bir sınırlamadan değil etik ve hukuki bir tercihten kaynaklanır. Gerçek bir kişinin görüntüsünü cinselleştiren müdahale, rıza olmadan yapıldığında kişilik hakkına saldırı oluşturur. Bu nedenle araçlar, görselle ilgili alternatif işlemler önerir; örneğin fotoğrafı betimlemek, arka planı veya ışığı düzenlemek ya da görseldeki yazıları okumak. Reddin arkasında yatan mantık, izin ve rıza ilkesidir.
Bir fotoğrafı kullanmadan veya düzenlemeden önce kişiden açık izin almak en güvenli yoldur. İznin hangi görüntüyü, hangi kullanımı ve hangi süreyi kapsadığı yazılı olarak belirtilmelidir. Dergipark kaynağına göre iznin kapsamını aşan kullanım hukuka aykırı hâle gelir; bu nedenle kapsamın net olması tarafların yararınadır. Sözlü izin yerine yazılı kayıt tutmak, sonradan çıkabilecek anlaşmazlıklarda belirsizliği azaltır.
Görsel düzenleme yaparken müdahalenin kişiyi nasıl temsil ettiği ve amacın ne olduğu göz önünde tutulmalıdır. Kişiyi küçük düşürecek, cinselleştirecek veya yanıltıcı bir bağlama yerleştirecek değişikliklerden kaçınılmalıdır. Kullanımın ticari mi yoksa haber amaçlı mı olduğu, izin gerekip gerekmediğini belirler. Bu değerlendirme, işlemin teknik olarak mümkün olup olmadığından bağımsızdır.
Bir kişinin görüntüsünü gerçekte olmayan bir bağlama yerleştirmek, yalnızca kişilik hakkı değil güven sorunu da yaratır. İzleyici, gördüğü görüntünün gerçek olup olmadığını her zaman ayırt edemez. Bu nedenle yapay zekâ ile üretilen veya uyarlanan görüntülerin kaynağının ve niteliğinin açık olması önem taşır. Arama sonuçlarında bu konuya değinen içerik bulunsa da tam metne ulaşılamadığı için ayrıntılı hüküm bilgisi verilememektedir.
Bir fotoğrafın düzenlenmesinde belirleyici olan üç unsur; kişinin izni, kullanımın amacı ve görüntünün kişiyi nasıl temsil ettiğidir. İzin varsa ve kapsamı netse, kullanım hukuka uygun olabilir; izin yoksa veya aşılmışsa ihlal gündeme gelir. Haber amacı taşıyan sınırlı kullanımlar istisna oluşturabilir, ancak ticari kullanım izne bağlıdır. Bu ölçütler, teknik olarak mümkün olan her işlemin yapılabilir olduğu anlamına gelmediğini gösterir.
Bir görseli kullanmadan önce şu soruları sormak yararlı olur: Kişiden izin alındı mı, izin hangi kullanımı kapsıyor, kullanım ticari mi yoksa haber amaçlı mı, müdahale kişiyi rencide ediyor mu? Bu sorulardan herhangi birine net yanıt verilemiyorsa, kullanımdan kaçınmak en güvenli seçenektir. Dergipark ve Sezgen Hukuk kaynakları, iznin kapsamı ve istisnaların sınırı konusunda temel çerçeveyi sunmaktadır. Ayrıntılı ve güncel değerlendirme için ilgili mevzuat metinlerine ve kararlara başvurulmalıdır.