Altın fiyatları, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) 16 Eylül 2026'daki faiz kararının ardından kısa süreli bir satış baskısı yaşadıktan sonra yükselişini sürdürdü. 18 Eylül 2026'da gram altın %1,65 artışla 6.875 TL'ye, ons altın ise %0,96 artışla 4.383 dolara çıktı; gün içinde ons 4.387 dolar, gram 6.880 TL seviyelerini gördü. Bu toparlanma, altının son dönemdeki üç haftalık düşüş serisini de sonlandırdı. Fiyatların yönü, önümüzdeki günlerde teknik direnç seviyelerinin aşılıp aşılamamasına bağlı görünüyor.
Fed, 16 Eylül 2026'da politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Bu karar, politika yapıcılar arasında 12-0 gibi oybirliğine yakın bir desteğe sahipti. Piyasalar karar öncesinde bu artışı büyük ölçüde fiyatlamıştı. Faiz artırımı, kısa vadede altın için bir baskı unsuru olarak öne çıktı.
Faiz kararı öncesinde piyasa, 25 baz puanlık artışı yaklaşık %93 olasılıkla fiyatlamıştı. Bu nedenle karar açıklandığında altın fiyatı önce 4.261 dolar civarına geriledi. Ancak bu düşüş kalıcı olmadı ve altın kısa sürede toparlandı. Yaşanan hareket, piyasanın faiz artışını büyük ölçüde önceden hazmetmiş olduğunu gösteriyor.
Fed'in 18 politika yapıcısından 16'sı, yıl sonuna kadar bir faiz artırımı daha bekliyor. Bu da merkez bankasının sıkılaşma eğilimini koruduğuna işaret ediyor. Fed projeksiyonları da 2026 içinde bir faiz artışı daha olabileceğini gösteriyor. Fed Başkanı Warsh ise gelecek toplantılar için net bir yönlendirme yapmadı. Bu belirsizlik, altın fiyatlarının seyrini etkileyebilecek bir faktör olarak öne çıkıyor.
Altının Fed sonrası toparlanmasında dolar endeksinin etkisi belirgin oldu. Dolar endeksi 100 seviyesi üzerinde sakinleşerek zirveden gevşedi. Doların güç kaybetmesi, altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için görece daha erişilebilir hale getiriyor. Bu durum, altın talebini destekleyen unsurlardan biri olarak öne çıktı.
ABD 10 yıllık tahvil faizi, %5 üzerindeki zirvesinden %4,93-4,94 seviyesine indi. Tahvil getirilerindeki bu geri çekilme, altın için destekleyici bir etken oldu. Çünkü tahvil getirileri düştüğünde, faiz getirmeyen bir varlık olan altının alternatif maliyeti azalıyor. Bu dinamik, altının Fed sonrası toparlanmasında rol oynayan unsurlardan biri.
Brent petrol fiyatı, 110 dolardan 103 dolara geriledi. Petrol fiyatlarındaki bu düşüş, enflasyon baskılarının hafifleyebileceği yönünde bir sinyal olarak yorumlandı. Bu durum, altın fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Petrol ve altın arasındaki bu ilişki, makroekonomik beklentilerin bir yansıması olarak öne çıkıyor.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre, ağustos ayında altın ETF'lerine (borsa yatırım fonlarına) girişler sürdü. Fonlardaki altın miktarı rekor seviyeye ulaştı. ETF girişleri, yatırımcıların altına olan ilgisinin devam ettiğini gösteriyor. Bu talep artışı, fiyatların yükselişini destekleyen etkenlerden biri olarak öne çıktı.
18 Eylül 2026 itibarıyla gram altın %1,65 artışla 6.875 TL'ye yükseldi. Çeyrek altın yaklaşık 10.968 TL, tam altın ise yaklaşık 44.200 TL seviyesinde işlem gördü. Bu rakamlar, yurt içi piyasada altına olan talebin fiyatlara nasıl yansıdığını gösteriyor. Gram altındaki artış, ons altındaki yükselişe paralel bir seyir izledi.
Spot ons altın, 18-19 Eylül 2026 haftasında yaklaşık %0,9 artıda kapandı. Haftalık zirve 4.400 dolar civarında görüldü. Bu kapanış, altının üç haftalık düşüş serisini sonlandırdı. Ons altındaki bu toparlanma, küresel piyasalardaki risk algısındaki değişimi yansıtıyor.
Spot altın, altı haftanın en düşük seviyesinden dönerek 17 Eylül 2026'da %1,1 yükselişle 4.310,49 dolara çıktı. Bu hareket, satış baskısının sona erdiğine dair bir sinyal olarak yorumlandı. Toparlanma, Fed sonrası piyasalardaki belirsizliğin bir ölçüde azalmasıyla ilişkilendirildi. Altının kısa vadeli dip seviyelerden dönmesi, alıcıların devreye girdiğini gösteriyor.
Teknik analizde XAU/USD (ons altın/dolar paritesi), 4.368 dolardaki 100 günlük EMA (üstel hareketli ortalama) yakınında başarısız oldu. EMA, belirli bir dönemdeki fiyatların ortalamasını alarak trend yönünü göstermeye çalışan bir göstergedir. Bu seviyenin aşılamaması, kısa vadede satış baskısının sürebileceğine işaret ediyor. Yatırımcılar, bu tür teknik seviyeleri karar verirken referans olarak kullanabiliyor.
Altında ilk direnç 4.408 dolar seviyesinde bulunuyor. Daha güçlü bariyerler ise 4.516 ve 4.692 dolar olarak öne çıkıyor. Direnç seviyeleri, fiyatın yükselişini durdurabilecek veya yavaşlatabilecek noktaları ifade ediyor. Bu seviyelerin aşılması, altının yükseliş trendini güçlendirebilir.
Altında destek 4.335 dolar seviyesinde yer alıyor. Kritik destek ise 4.223-4.235 dolar aralığında bulunuyor. Destek seviyeleri, fiyatın düşüşünü durdurabilecek noktaları gösteriyor. Bu aralığın altına inilmesi, satış baskısının artabileceğine işaret edebilir.
GCMY'nin analizine göre, altında 4.435-4.475 dolar bandının altında baskı 4.165 dolara kadar derinleşebilir. Bu değerlendirme, mevcut seviyelerin altında kalınması durumunda satışların hızlanabileceğini gösteriyor. Yatırımcılar için bu tür senaryolar, risk yönetimi açısından dikkate alınması gereken unsurlar arasında yer alıyor. Ancak bu bir tahmin olup, kesin bir sonuç garantisi taşımıyor.
Goldman Sachs, 2027 sonu altın tahminini 5.400 dolarda sabit tuttu. Kitco anketinde Wall Street oybirliğiyle boğa (yükseliş) yönünde görüş bildirdi. CPM Group ise kısa vadede 4.590 dolar hedefi verdi. Bu tahminler, kurumların altına yönelik beklentilerini yansıtıyor; ancak piyasa koşullarına göre değişebilir.
Fed'in faiz artırımı normalde altın için olumsuz bir faktör olarak görülür; çünkü faiz getiren varlıkların cazibesi artar. Ancak bu kez, tahvil getirilerinin geri çekilmesi ve doların gevşemesi bu baskıyı dengeledi. Ayrıca güvenli liman talebi ve ETF girişleri altını destekledi. Bu üçlü etki, altının faiz artırımına rağmen yükselmesini sağladı.
Altın, belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların sığındığı güvenli liman varlıkları arasında yer alıyor. Fed sonrası dönemde de bu talep devam etti. Özellikle jeopolitik riskler ve piyasa dalgalanmaları, altına olan ilgiyi canlı tuttu. Bu talep, fiyatların yükselişini destekleyen unsurlardan biri oldu.
Altın fiyatları; faiz oranları, dolar endeksi, tahvil getirileri, enflasyon beklentileri ve jeopolitik gelişmeler gibi birçok faktörden etkileniyor. Bu faktörler birbirini dengelediğinde, altının yönü belirsizleşebiliyor. Yatırımcıların bu değişkenleri birlikte değerlendirmesi, sağlıklı bir görünüm elde etmek için önem taşıyor. Tek bir faktöre odaklanmak, yanıltıcı sonuçlar doğurabilir.
Altın, Fed'in faiz artırımına rağmen tahvil getirileri ve doların gevşemesiyle yükselişini sürdürüyor. Yönü belirleyecek temel unsur, 4.420-4.450 dolar direncinin kırılıp kırılmayacağı. Bu seviyenin aşılması, yükseliş trendini güçlendirebilir; aşılamaması ise satış baskısını artırabilir. Yatırımcıların hem teknik seviyeleri hem de makroekonomik gelişmeleri takip etmesi, daha bilinçli karar almalarına yardımcı olabilir.